Kara hindiba Şifalı bitkiler | Sağlık Sorunları

Kara hindiba Şifalı bitkiler

06 Ocak 2009 Yazan admin

Kara Hindiba (Taraxacum officinale), Arslandişi ve Radika adlarıyla da tanınır. Nisan ve Mayısta tüm tarla kıyılarında, çayırlarda ve çimenlerde çiçeklenir. Her yıl bu çiçek halısını büyük bir zevkle izleriz. Bu tür, sarı çiçekli, çok yıllık, süt taşıyan küçük bitkilerdir. Yapraklar rozet halinde tabanda toplanmış olup, kenarları derin loblu ve dişlidir.Rozet yaprakları bazı kentlerimizde ilkbaharda sebze olarak satılmaktadır.Bitki çok ıslak yerleri sevmez. Yapraklar çiğnenmeden önce, kökler, ilkbaharda veya sonbaharda, çiçek sapları ise, çiçeklenme sırasında toplanır. Bitkinin tümü şifalıdır. Her ilkbaharda bitkinin tümü toplanarak ve haşlanmış patates ve haşlanmış yumurta ile karıştırılarak güzel bir yemek hazırlanabilir. (Referans1: M.Treben).

Yabani Hindiba (Cichorium intybus L.) 1 m’ye kadar yükselebilen çok yıllık otsu bir bitki olup, yaprakları parçalı ve tüylüdür. Çiçekleri açık mavi ve nadiren beyaz renklidir. Anadolu’da yaygın bir bitkidir. Özellikle boÅŸ tarlalarda ve yol kenarlarında yetiÅŸir. Inülin, uçucu yaÄŸ, acı maddeler ve glikozitler taşımaktadır. KavrulmuÅŸ köklerinin toz elde edilmesiyle elde edilen ürün Avrupa’da kahve yerine kullanılmaktadır. Hindiba-i berri adıyla da bilinir (Referans2: T.Baytop). Hindiba’nın bir de sebze olarak kullanılan (Cichorium endivia L.-Compositae) türü vardır. Bu tür 50-100 cm boyunda, 1-2 yıllık, yaprakları parçalı ve tüysüz otsu bir bitkidir. Türkiye’de yabani olarak bulunmaz. Bahçe ve bostanlarda (İstanbul, Bursa) sebze olarak yetiÅŸtirilmektedir. İbn-i Sina bu bitkinin yapraklarının yıkanmadan ve soÄŸuk su ile yapılan ekstrelerinin kullanılmasının gerektiÄŸini savunan özel bir kitapçık hazırlamıştır. “Hindiba Risalesi” denilen bu kitapçıktan yazmalar İstanbul kütüphanelerinde bulunur. “Bostan Hindibası, , Frenk Salatası, ve Göynek adlarıyla da bilinir (Referans2: T.Baytop).

Kara Hindiba’nın en önemli iki özelliÄŸi, safra kesesi ve karaciÄŸer hastalıklarında oldukça baÅŸarılı oluÅŸudur. KaraciÄŸeri en olumlu etkileyebilen bitkilerden biridir. Günde yenilen 5-6 çiçek sapının, kronik karaciÄŸer iltihaplarında iyileÅŸme saÄŸlayabilir . Bu saplar ÅŸeker hastalığına da iyi gelebilir. Åžeker hastaları bu saplardan günde 10 tane kadar, bitki çiçekli olduÄŸu sürece yiyebilirler. Saplar çiçekleri ile birlikte yıkandıktan sonra çiçekler koparılır ve saplar yavaÅŸ yavaÅŸ çiÄŸnenerek yenir. Bunlar acımsı, gevrek ve suludur ve kıvırcık salatanın tadını andırırlar. Sık sık hastalanan ve kendilerini kötü hisseden kiÅŸiler, 14 günlük bir hindiba çiçek sapı kürü uygulayabilirler. Bu kürün etkisi sizi ÅŸaşırtacaktır. Ama bu saplar daha baÅŸka hastalıklarda da yardımcı olurlar. Deri kaşıntılarını, egzamaları ve temriyeleri iyileÅŸtirebilirler. Mide sıvılarını düzene sokar ve mide de birikmiÅŸ maddeleri temizler. Taze çiçek sapları karaciÄŸer ve safrakesesinin çalışmalarını düzenler. Hindiba, içerdiÄŸi mineral tuzların yanı sıra, metabolizma hastalıklarına karşı çok önemli maddeleri de içerir. Kan temizleyici etkisi sayesinde, romatizma ve gut hastalıklarında da yardımcı olabilir. EÄŸer taze çiçek sapı kürü 4 hafta sürdürülecek olursa, beze ÅŸiÅŸkinlikleri de yok olabilir. Sarılık ve dalak hastalıklarında da hindiba baÅŸarıyla kullanılabilir. Hindiba kökü, çiÄŸ yenildiÄŸinde veya kurutulup çay biçiminde kullanıldığında, kan temizleyici, sindirim kolaylaÅŸtırıcı, ter ve idrar söktürücü ve canlandırıcı etkilere sahiptir. Bu kökler kanı inceltir ve kanın koyu olması halinde baÅŸarıyla kullanılabilir. Eski bitki kitapları, hindiba yapraklarının ve köklerinin kaynatılarak, suyunun kozmetik olarak kullanıldığını yazıyorlar. Kadınlar gözlerini ve yüzlerini onunla yıkıyor ve böylece saf bir görünüm kazanabileceklerine inanıyorlardı. Bu bitki, kış dinlenmesine çekilen bitkilerden deÄŸildir ve yaprakları kar altında bile geliÅŸir. Her yıl ilkbaharda, hindiba çiçeklerinden, çok lezzetli saÄŸlığa yararlı bir pekmez yapılabilir (Referans1: M.Treben). Bu deÄŸerli bitki eskiden beri çok önemli bir yere sahip olmasına raÄŸmen ne yazık ki, pek çok kiÅŸi tarafından tanınmaz ve zararlı bir ot olarak bilinir. ergenlik sivilceleri ısırgan otunun ve hindibanın kan temizleyici özelliklerini sayesinde iyileÅŸtirilebilirler. (Referans1: M.Treben)

Kullanım Biçimleri :

Çay hazırlamak: Yarım tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kara hindiba kökü, bir su bardağı dolusu suya akşamdan eklenir, ertesi sabah kaynama derecesine kadar ısıtılır ve süzülür. Bu çay, kahvaltıdan yarım saat önceye ve yarım saat sonraya bölünerek, yudum yudum içilir.

Bitki salatası: Taze bitkinin köklerinden ve yapraklarından hazırlanır.

Çiçek sapları: Çiçekleriyle birlikte yıkanan kara hindiba sapları, çiçeklerinden ayrılarak, günde 5-10 tane yenebilir.

Hindiba Pekmezi : İki avuç dolusu kara hindiba çiçeği bir litre soğuk suya eklenir ve hafif ateşte kaynamaya bırakılır. Taşmak üzereyken ocaktan indirilir ve sabaha kadar bekletilir. Ertesi gün hepsi bir süzgece boşaltılır ve çiçekler iyice sıkılır. Bu suyun içine bir kilo şeker eritilir ve ince dilimler halinde yarım limon eklenir. ( limon suyu da sıkılabilir ). Daha fazla limon pekmezi ekşitebilir ! Tencere kapaksız olarak ocağa konur. Vitaminlerin yitirilmemesi için, ısının çok düşük olması gerekir. Fazla sıvı böylece, kaynamaya gerek kalmadan buharlaşır. Elde edilen kütle bir veya iki kere soğumaya bırakılarak, pekmezin en iyi kıyama gelmesi sağlanır. Uzun süre beklediğinde şekerlenmemesi için, yoğunluğunun fazla olmaması gerekir. Ama ince de olmamalıdır, yoksa bir süre sonra ekşimeye başlar. Kahvaltı ekmeğine sürülebilecek kıvamda, çok lezzetli ve ağdalı bir pekmez olmalıdır.



Yorum Yapın