çocuk’ için Arşiv
Çocuklarınızın bağışıklık sistemini güçlendirin
10 Aralık 2009 Yazan admin2009 H1N1 gribi salgını nedeniyle okulların tatil edilmesinin tartışıldığı şu günlerde veliler çocuklarını gribal enfeksiyonlardan nasıl koruyacağını düşünüyor. Uzmanlar, çocukları influenza ve üst solunum yolu enfeksiyonlarından korumanın ilk adımının bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinden geçtiğini söylüyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Neşe Karaaslan Bıyıklı, aşıların düzenli yapılması, sağlıklı beslenme ve kal Devami...
->
Eviniz çocuklar için emniyetli mi ?
27 Ocak 2009 Yazan adminKüçük yaramazları ev kazalarından nasıl koruyabilirsiniz ?
ABD’de yapılan bir çalışmada eve kazalarının % 79′unda anne-baba ve çocuk ayrı odalardayken meydana geldiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar soruyor eviniz
çocuklar için emniyetli mi?
VKV Amerikan Hastanesi Uzm. Dr. Önder Çerezci Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Klinik Şefi çocukları ev kazalarından korumak için önemli tavsiyelerde bulunuyor. İşte o tavsiyeler…
İnsanlar doğumdan, erken yetişkin dönemine kadar geçen süre boyunca genel vücut hacmi çeşitli değişikliklerine uğrarlar. Dolayısıyla bu büyümenin
değerlendirilmesinde kullanılan başlıca ölçekler vardır:
1. Vücut boyutları: Devamını oku »
ÇOCUK VE GENÇLERDE SKOLYOZ
21 Ocak 2009 Yazan adminÇOCUK VE GENÇLERDE SKOLYOZ
Omurganın yanlara doğru S veya C biçiminde kıvrılmasıdır. Bunun sonucunda omurga döner ve bir omuz ve bir kalça diğerinden yüksek görünür. Genetik olanları varsa da genellikle çoğunun nedeni bilinmemektedir. (idiopatik skolyoz)
Herhangi bir yaşta olabilir. İnfantil skolyoz 3 yaş altında görülür. Genellikle doğumsal yapı bozukluklarına, sinir ve adele hastalıklarına ( muskuler distrofi, spastik felç gibi) , kazalara, enfeksiyon ve tümörlere bağlı olarak gelişebilir. Juvenil skoltoz 3-10 yaşları arası görülür ve nadirdir. 10 yaş sonrası görülen adolesan (buluğ çağı) skolyoz olarak adlandırılır ve en sık görülen tipidir.
Skolyoz büyümenin devam ettiği buluğ çağı boyunca hızlı bir ilerleme gösterir. İskelet gelişiminin tamamlanıp büyümenin durduğu yaşlarda ilerleme ileri eğrilikler hariç durur. 50 derece özelliklede 70 derece üzeri eğrilikler erişkin yaşlarda oldukça az olmasına karşı ilerleme gösterirler.
Devamını oku »
ABO Sistemi ve Uyuşmazlığı
13 Ocak 2009 Yazan adminKan grupları bakımından insanlar ABO sistemine göre 4 gruba ayrılırlar. Al yuvalarında almz A antijeni bulunanlar A grubunu oluşturur. Ülkemizde bu tipten olanlar %43 oranındadır. Bunların serumlarında antikor olarak anti-B aglutinini bulunur. Alyuvarlarında yalnız B antijeni bulunanlar B grubundandır. Bunların serumlarında ise anti-A aglutinini vardır. Ülkemizde bu gruptan olanlar % 10 dolayındadır. AB grubundan olanların alyuvarlarında A ve B antijeni bir arada bulunur. Serumlarında ise hiç izo-antikor yoktur. Bu sebeple hem A hem de B grubundan kan alabildiklerinden bunlara «genel alta» da denir. AB grubundan olanlar nüfusumuzun ancak %5 ini oluşturur. O grubundan olanlar %43 oranındadır. Eritrositlerinde A ya da B antijeni bulunmaz. Bu nedenle O kan grubu Almanca olumsuz, yok anlamına gelen (ohne) sözcüğünden alınan O harfi ile tanımlanır. Bizde yanlış olarak buna “sıfır” grubu da denir. Devamını oku »
Beslenme ve Zeka Arasındaki İlişki
06 Ocak 2009 Yazan adminBeslenme tarzı ve zekâ düzeyi arasında güçlü bir ilişki olduğu uzun zamandan beri bilinmektedir. Günlük yaşantımızı sürdürebilmemiz ve hareketlerimizi koordine edebilmemiz de vazgeçilmez role sahip olan sinir sistemimizinde, besinler ile sağlanacak besin öğelerine ihtiyacı olduğu ve bazı mineral, vitamin veya diğer besin öğeleri yetersizliklerinde sinir sisteminin ve bilişsel performansın olumsuz etkilendiği bilinmektedir. Devamını oku »
Bebek ve Diş
16 Aralık 2008 Yazan adminBebeğin diş çıkarması, bir yandan çok beklenen, bir yandan da her yeni diş çıkışında korkulan bir seremonidir. Sizi oldukça uzun bir süre meşgul edeceğinden emin olabilirsiniz. Ancak, zorluk her çocukta aynı olmaz. Kimi bebek bu dönemi kolay geçirirken, kimisi daha zor atlatır. İlk diş genellikle 6-7. aylarda çıkarken, bu süreç bazı bebeklerde çok erken, bazılarında çok geç olabilir. Dişetinde şişmelerin başlaması, dişlerin birden çıkacağı anlamına gel Devami...
Çocukluk çağında beslenme
17 Kasım 2008 Yazan adminÇocukluk çağında beslenme
Yenidoğan ve süt çocukluğu dönemi
Bebeklerin sağlıklı bir şekilde doğması annenin yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmesi ile mümkündür. Gebelikte artan enerji ve protein ihtiyacının karşılanamaması sonucu annede ağırlık alımında düşüklük, kansızlık, diş çürükleri, kemik erimesi (osteomalazi), ödem ve yüksek tansiyon görülür. Emziren bir annenin de kendi fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayacak, vücuttaki besin yedeğini dengede tutarak salgılanan sütün gerektirdiği enerji ve besin öğelerini alması gerekmektedir. Annenin salgıladığı süt, aldığı besinlerin bir ürünüdür. Gebe kadınlara folik asit ve demir desteği yapılmalıdır.
Bebek doğar doğmaz ilk bir saat içinde anne göğsüne koyularak emzirilmeleri sağlanmalıdır. Böylece bebeğin kendisini hastalıklardan koruyacak kolostrumu (ağız) alması sağlanır. Bununla birlikte ülkemizde bebeklerimizin sadece yarısı ilk bir saat içinde emzirilmektedir. Bebeklerimizin sadece % 85′i ilk gün anne sütü almaktadır. Bu nedenle hastanelerimizin tamamının “Bebek Dostu Hastane” olması, anne ve bebeklerin 24 saat aynı odada tutularak emzirilmelerinin teşvik edilmesi gerekmektedir.
Devamını oku »
Bebek ve Diş
15 Kasım 2008 Yazan adminDoğum sonrası seks
03 Kasım 2008 Yazan adminDoğum sonrası seks Doğum hayatnızdaki dönüm noktalarından biri olacak. Bir yandan dünyaya bir bebek getirirken, diğer yandan da fiziksel ve ruhsal değişiklikler yaşayacaksınız. Peki seks yaşamınız bundan nasıl etkilenecek? Doğumdan önceki seks yaşamınıza geri dönebilecek misiniz? Havanızda mısınız? Bu sorunun cevabına eşiniz ve siz farklı cevaplar verebilirsiniz. Doğumdan sonraki ilk haftalarda sekse karşı bir isteksizlik duymanız normaldir. Rahatlıkla anlayı Devami...
Çocuklarda Kemik Sağlığı
31 Ekim 2008 Yazan adminÇocuklarda Kemik Sağlığı
Kemiklerin özellikleri
Vücudumuzun çatısını oluşturan iskelet sistemi kemiklerden meydana gelir. Kemikler ağırlığımız taşırlar ve çeşitli fiziksel stresler sırasında ayakta durmamızı sağlarlar. Kemikler kemik hücreleri, protein matriks (osteoid doku) ve bu matrikse çöken minarel tabakasından oluşmaktadır. Bu bileşimin tümüne kemik kitlesi denmektedir. Kemiklerin sertliğini sağlayan minerallerin kalsiyum ve fosfat gelmektedir. Vücuttaki kalsiyumun %99’u kemiklerde bulunur ve kemikler aynı zamanda kalsiyum, fosfor ve magnezyum deposudur. Kemik dokusunun en önemli özelliği aktif bir yıkım ve yeniden yapım döngüsü göstermesidir. Kemikleri sürekli “harfiyat” yapılan bir inşaat yerine benzetebiliriz. Erişkin kemik dokusunun her yıl %10’u yeniden yapılmaktadır. Bu şekilde hem kemiklerin güçsüzleşmesi önlenmekte hem de organizmanın kalsiyum dengesi korunmaktadır. Kemik dokusundaki yapımdan osteoblastlar, yıkımdan ise osteoklastlar sorumludur.
Devamını oku »