Hastalıklar’ için ArÅŸiv
Spor ve Hastalıklar
22 Mayıs 2010 Yazan zifiri->
Egzersiz
Koroner kalp hastalığı riski dinlenik sistolik ve diyastolik kan basıncının artmasıyla paralel olarak artar.
Amerika’da hipertansiyonlu hastalar üzerine yapılan bir çalışmada sistolik ve diyastolik kan basınçlarında; sodyum alımının azaltılmasıyla 5 ve 4 mmHg azalma olduÄŸu, 9,8 kg civarında bir kilo kaybının da 15 ve 10 mmHg düşüşe neden olduÄŸu belirtilmiÅŸtir.(Kaplan,N. M., Clinical Hypertension) Devamını oku »
Addison Hastalığı:Böbreküstü Bezi Yetersizliği
14 Ocak 2009 Yazan adminTANIMLAMA
Böbreküstü bezinin primer hastalığına bağlı yetersiz çalışması surumudur.Böbrek üstü bezinin tamamının veya bir kısmının hasarı nedeniyle oluşur. % 80 vakada bağışıklık sisteminde bozukluk ana sebeptir. Tüberküloz ikinci sıradadır. AİDS, son yıllarda artan nedenlerdendir
• Sürrenal krizi- Böbrek üstü bezini yetmezliğinin ani ve şiddetle gelişmesi sonucu oluşan ciddi bir taplodur.
• Genetik: Genetik geçiş ispatlanmıştır.
• Yaş: Her yaşta görülebilir
• Cinsiyet: Kadınlarda daha fazladır
BELİRTİ VE BULGULAR Devamını oku »
Akromegali:Kontrolsüz Büyüme Hastalığı
14 Ocak 2009 Yazan adminTANIM
Akromegali, hipofiz bezinin aşırı büyüme hormonu salgılaması sonucunda oluşan bir hastalıktır. Ergenlik öncesinde ortaya çıkışı oldukça nadirdir ve bu durumda hastalığa jigantizm (devlik) ismi verilir. Çoğunlukla 30-60 yaş arasındaki erişkinlerde görülür. Hastalık erkeklerde ve kadınlarda eşit oranda görülür. Büyüme hormonu aşırı salgısı sonucu yüz görüntüsü değişir, kabalaşır, hastalar baş ağrısı, terleme, el-ayaklarda büyüme ve yorgunluktan şikayet ederler. Fazla salgılanan büyüme hormonu; kalp, solunum sistemi, hormonal sistem başta olmak üzere pek çok organı etkiler ve ölüm riskini 2-4 kat arttırır.
AKROMEGALİ SEBEPLERİ
Hastaların % 90′ında sebep hipofiz bezindeki tümördür. Hipofiz bezi beyin tabanında bulunan, büyüme- Devamını oku »
Aldesteron Fazlalığı (Hiperaldestorizm,conn Sendromu)
14 Ocak 2009 Yazan adminTANIMLAMA
Böbreküstü bezinde(Sürrenal) üretilen bir hormon olan Aldosteron salgısının artması, Böbreklerde üretilen renin adı verilen maddenin düşüklüğü , Potasyum düşüklüğü , sistemik tansiyon yükselmesi ile karakterize olan nadir bir hastalıktır.
NEDENLERİ
• En sık görülen (% 60) neden tek taraflı böbrek üstü bezin tümörleri olup,Tek taraflı böbrek üstü bezinin çıkarılması ile tedavi sağlanır.
• Sebebi bilinmeyen aldesteron fazlalığı (IHA).% 35 oranında görülür. Bu hastalar Cerrahi tedaviden fayda görmezler .Bazen hayat boyu devam eden ilaçla tedavi yapılması gerekebilir.
Devamını oku »
Anaflaksi: Alerjik Åžok,anaflaksi nedir
14 Ocak 2009 Yazan adminTANIM:
Alerjinin en korkulan, en ağır ve tehlikeli şekli olan anaflaksi, vücudun tümünü ilgilendiren yaygın alerjik reaksiyonlara bağlı olarak gelişir. Anaflaksi, alerjik şok ismiyle de bilinir; erken tanınıp acil olarak tedavi edilmediğinde kişiyi şok ya da ölüme kadar götürebilir. Gazetelerde okuduğumuz ‘Penisilin iğnesi yapıldı, yaşamını yitirdi’ veya ‘Arı sokmasından öldü…’ gibi olayların nedeni hep anaflaksidir. Ülkemizde her yıl ortalama olarak 100 kişinin anaflaksiden dolayı yaşamlarını yitirdikleri söylenebilir.
ANAFLAKSİNİN SEBEPLERİ:
Anaflaksiye sebep olabilen pek çok madde vardır:
İlaçlar (penisilin, sefalosporin ve diÄŸer antibiyotikler; aspirin, aÄŸrı kesici ve romatizma ilaçları, lokal Devamını oku »
AkciÄŸer Apsesi , AkciÄŸer Apsesi nedir
12 Ocak 2009 Yazan adminÇok kere pnömoni şeklinde başlayan ve lokal olarak doku nekrozu ve cerahatlenme ile sonuçlanan akciğer apsesi, mikroplu maddelerin bronşlardan akciğer dokusuna girmesiyle oluşur. Bronş kanserinin sonradan apseleşmesi ile de meydana gelebilir. Anestezi sırasında, epilepside, sarhoşlukta, bademcik ameliyatı ve diş çektirilmesi sırasında bronşlara kaçan mikroplar apseye neden olabilir. Röntgende o bölgede yoğun gölge ve hava-sıvı çizgisi görülür. Apse yine bronş yolu Devami...
AkciÄŸer Apsesi , AkciÄŸer Apsesi nedir
11 Ocak 2009 Yazan adminÇok kere pnömoni şeklinde başlayan ve lokal olarak doku nekrozu ve cerahatlenme ile sonuçlanan akciğer apsesi, mikroplu maddelerin bronşlardan akciğer dokusuna girmesiyle oluşur. Bronş kanserinin sonradan apseleşmesi ile de meydana gelebilir. Anestezi sırasında, epilepside, sarhoşlukta, bademcik ameliyatı ve diş çektirilmesi sırasında bronşlara kaçan mikroplar apseye neden olabilir. Röntgende o bölgede yoğun gölge ve hava-sıvı çizgisi görülür. Apse yine bronş yolu Devami...
AkciÄŸer Atelektazisi ,AkciÄŸer Atelektazisi nedir
11 Ocak 2009 Yazan adminAkciğer Atelektazisi Akciğer dokusunu oluşturan lobun havasız kalmasına atelektazi denir. Doğuşta bütün akciğer dokusu sönmüş bir balon gibidir, yani havasızdır. Çocuğun ilk ağlaması ile akciğer hava keseciklerine hava dolar ve solunum başlar. Doğuştan ate-jektazilerde bir lobun açılmayışı, solunumun güç olması ve morarma meydana gelmesi ile anlaşılır. Yetişkinlerde görülen bronşların basınç altında kalarak tıkanması ile meydana gelen atelektazilerde d Devami...
Akciğer Ödemi ,Akciğer Ödemi nedir
11 Ocak 2009 Yazan adminKalp yetmezliğinin daha ağır bir şekli olarak meydana gelen akciğer ödemi, şiddetli nefes darlığı, yüzün morarması (siyanoz), köpüklü ve bazen kanlı balgamla kendini belli eden bir hastalıktır. Akciğerlerde staz denilen bir birikme meydana gelmiş, alveoller su ile dolmuş gibidir. Solunum alanı azalmıştır. Dinleme ile «rai» denen sesler işitilir. Boğulmalarda, pnömonide, boğmacada, alkol, morfin, eroin, barbiturat zehirlenmelerinde, fazla miktarda yapılan kon ve F Devami...
Akciğer Tüberkülozu ,Akciğer Tüberkülozu nedir
11 Ocak 2009 Yazan adminAkciğer Tüberkülozu ,Akciğer Tüberkülozu nedir
Akciğer Tüberkülozu
Her organda görülebilen bir hastalık olan tüberkülozun etkeni Koch basili (Myco ince nastalık denmektedir. Tüberküloz mikrobu en çok akciÄŸerleri tutar. Ayrıca kan bacterium tuberculosis) “dir. Verem ve lenf yoluyla bütün organlara gidip yerce daha ziyade akciÄŸer tüberkülozu anlaleÅŸebilir. Solunumla akciÄŸerlere gelen mikşılmakta ve bu hastalığa halk arasında rop orada yerleÅŸir ve yakındaki lenf bezlerini de içine alan bir odak (primer kompleks) meydana getirir. Böylece mikropla temas etmiÅŸ olan kimse artık duyarlık kazanmış demektir. Hastalıkla mücadelede bir tarama metodu olarak kullanılan tüberkülin testi hastalığa duyarlık kazanmış olan bu kimselerde pozitif { + ) çıkar. Tüberkülin testi negatif (—) olan kimseye ise koruyucu olarak omuz başına tüberküloz aşısı (BCG) yapılmaktadır. Devamını oku »